20 Mayıs 2016 Cuma
Knorr Bulyon Çeşitleri ile Her Yemek Daha Lezzetli
Yaptığınız her ana yemeğe, salataya,
çorbaya, zeytinyağlıya lezzet katmayı kendine görev edinen Knorr, yıllardır bu
görevi başarıyla yerine getirerek, mutfakların vazgeçilmezi oluyor.
Yıllardır bulyon
denilince ilk akla gelen isim olan Knorr yemeklerinizin lezzet garantisi
oluyor. Tavuk bulyon ve et bulyon ile kısa sürede, zahmetsizce ziyafet
sofralarına yaraşır lezzete kavuşabiliyorsunuz
16 Mayıs 2016 Pazartesi
PINAR LABNE'Lİ ÇERKEZ TAVUĞU
Hepimize sağlıklı , huzur dolu yeni haftalar olsun arkadaşlar..Tavsiye kanalı aracılığı ve Sahrap Soysal'ın liderliğinde #pinarlabneli "Geleneksel Lezzetler" hazırlayacağımı daha önce sizlere İNSTAGRAM 'da paylaşmıştım , takipçilerim bilirler..Evet efenim ilk reçetemle bugün karşınızdayım ; Çerkez Tavuğuna Pınar Labne ile lezzet verdik.Tadım yaptırdığım herkes çok sevdi ,yine şiddetle
15 Mayıs 2016 Pazar
Avokado Soslu Makarna ve Akçaağaç Şurubu Soslu Somon
New York'a taşındığımdan beri çok seyrek paylaşımlar yapabiliyorum. Bunun sebebi süper meşgul bir insan olmam değil, kaldığım evde fırın, mutfak malzemesi vs olmaması. (Bunu galiba daha önce yazdım ben, ama olsun) Hal böyleyken çok sıkıcı bir yemek skalam oldu. Dışarda yemiyorsam neredeyse her gün aynı şeyler :D Arada bir ufak ufak da olsa yeni şeyler denemeye çalışıyorum veya en azından daha az sıkıcı yemekler yapmaya. Tabi bir de bunların tavada yapılıyor olması lazım :D Bir de tek ben yiyeceğim için hiç uğraşasım gelmiyor, sonuçta yemek paylaşınca güzel olan bir şey.
Benim New York sıkıntılarımı bir kenara bırakalım, geçelim bugünkü tarife. Öncelikle somondan başlamak istiyorum ve bu konu hakkında söyleyeceklerim var. Marketlerden aldığımız, o mis gibi sandığımız kocaman Norveç somonları çoğumuzun bildiği gibi farm-raised yani çiftliklerde üretiliyor ve çiftliğin şartlarına göre yararından çok size zarar verme olasılı da var. Şimdi araştırdıklarım sonucu bu konuda öğrendiklerimi bir özetleyeyim:
- Çiftlikte yetişen balıklardaki hastalık oranı daha yüksekken vahşi avlanan balığınki oldukça düşük.
- Çiftlik balığı daha düşük omega-3 içerirken daha fazla yağ içerğine sahip, vahşi balık omega-3 içeriği olarak daha yüksek ve daha az yağlı.
- Çiftlik balığında fazlaca toksik içeriğe rastlanmış.
- Çiftlik balıklarını hastalıklardan korumak için antibiyotikli yemler ile besliyorlar.
- Çiftlik balıklarının yemlerinde haşere ilaçları vs bulunma ihtimali yüksek oluyor.
- Çiftlik somonlarına vahşi somonun rengini vermek için ekstra kimyasal içerikli yiyecekler veriliyor, böylece eti biraz pembemsi bir hal alıyor.
Tabi tüm bunlar sadece somon için değil, o hüplete hüplete yediğimiz karidesler, kalamarlar ve diğer deniz ürünleri için de geçerli.
E ne yapalım, yemeyelim mi balık şimdi derseniz inanın ben de bilmiyorum. Böyle şeyleri okudukça, öğrendikçe hiçbir şey istemiyor zaten insan. Burda vahşi avlanmış balık bulmak mümkün ama Türkiye'de hiç denk geldiğimi hatırlamıyorum. Bu aşamada sanırım yapılacak şey çiflik balığı da olsa organic sertifikalı, antibiyotik vs kullanmayan bir üretici bulmak. Bu konuda hepimize bolşans. Türkiye gibi insan sağlığı, hayatanın zerre değeri olmayan ülkede böyle bir şey bulabilirsek çok şanslıyız.
Hadi oldu da denk geldik diyelim, vahşi somonu çiftlik somonundan nasıl ayırt ederiz?
1. Renk: Vahşi somon daha parlak, daha kırmızımsı bir somon renginde oluyor. Çiftlik somonu daha soluk ve pembemsi.
2. Yağ dokusu: Somonun o beyaz beyaz çizgilerini hepimiz biliriz, işte o yağdan oluşan çizgiler çiflik somonunda çok belli ve beyaz beyazken vahşi somonda belli belirsiz, incecik oluyor.
Tüm bunlardan sonra hala somon pişirmek isterseniz tarife geliyorum. Somon yerine güvendiğiniz başka bir balık tercih edebilirsiniz.
Yine somon veya balık yerine protein tercihinizi organic yumurta, tavuk veya hindiden yana kullanabilirsiniz. Bu sosla hindi de tavuk da çok yakışıyor. Yumurtaya sadece kırmızı biber serpiştirin yeter haha.
Avokado soslu makarna ne?
Avokadolu soslu makarna, efendim, yapılışı oldukça basit, kendisi oldukça lezzetli bir alternatif. Ilık veya soğuk tüketebilirsiniz ve dediğim gibi poşe yumurta ile de oldukça gideri var. Mutlaka deneyin.
Akçaağaç şurubu?
Bu maple syrup denen pankeklerin üstüne döke döke yediğimiz şurup. Türkiye'de bulunuyor bazı marketlerde ve internet sitelerinde. Bulamasınız mı? Hiiiç dert değil, ballı yapın. Zaten oldukça basit bir sos. İstediğiniz gibi oynamak da serbest. İsterseniz hardal ekleyebilir veya biraz soya sosu ekleyebilirsiniz.
Avokado Soslu Makarna ve Akçaağaç Şurubu Soslu Somon
Avokado Soslu Makarna
Avokado Sosu
4 kişilik
3 orta boy, yenecek kadar yumuşamış ama hala yeşil ve formda olan avokado
2 yemek kaşığı yoğurt (tercihen süzme)
1 küçük limon veya misket limonu suyu
1 diş sarımsak (rendelenmiş veya küçük küçük doğranmış)
Karabiber
Avokadoları blendır veya rondodan geçirip pürüzsüz bir hale getirin. (Bende bu aletler olmadığı için çatalla ezdim, fotoğraftaki gibi birazcık pürüzlü oldu)
Avokado püresine misket limonu suyu, yoğurt, tuz, karabiber ve sarımsağı ekleyip tekrar rondoda veya elinizle bütün malzemeleri tamamen karıştıracak şekilde karıştırın.
Tercih ettiğiniz, önceden haşladığınız makarnayla sosu karıştırın. (Ben tambuğday makarna kullandım)
Akçaağaç Şurubu/ Bal Soslu Somon
1 diş ince rendelenmiş sarımsak1 yemek kaşığı elma sirkesi veya kırmızı şarap sirkesi
1/4 bardak akçaağaç şurubu veya 2-3 kaşık bal (4-5 kaşık su ile seyreltilmiş)
tuz
350-400 gr Somon (veya tavuk, hindi vs)
Somonu pişirmek için yağ (ben çok az sızma seytinyağı kullandım, balığın kendisi yağlı zaten)
Akçaağaç şurubu veya balı sirke, sarımsak, tuz ve sevdiğiniz baharatlarla karıştırın.
Kalın tabanlı bir tavayı zeytinyağı ile hafif yağlayın. Isıtıp somonları bırakın ve üzerine bir kapak kapatarak 10 dakika kadar kısık ateşte pişirin. Daha sonra ateşi orta seviyeye yükseltip sosu dökün ve yine kapağı kapatıp 5 dakika pişirin. Daha sonra kapağı alıp, sosu karamelize olup katılaşıncaya kadar orta ateşte pişirin. Somonun yüzü hafif kızaracak ve karamelize olacak ama isterseniz benim fotoğraftakilerden biraz daha fazla tutabilirsiniz tavada, böylece daha karamelize bir yüzey elde edersiniz.
Tavuk veya hindi ile yapmak isterseniz tavuğunuzun iyice piştiğinden emin olunca sosu aynı şekilde ekleyin. Tavuğu isterseniz pane harcı vs ile de kaplayıp, kızarttıktan sonra sosta karamelize edebilirsiniz.
Avokado soslu makarnayı tabaklara alıp üzerine somon dilimlerini paylaştırın. Biraz karabiber, ince doğranmış maydanoz veya yeşil soğan serpiştirin.
14 Mayıs 2016 Cumartesi
TİRAMİSU TART
Herkese sevgiler , selamlar . Blogumu terk etmiş gibi göründüm fakat İNSTAGRAM ' da,paylaşımlara devam ediyordum.Beni oradan da takip edebilirsiniz.Bundan sonra ara vermeden bloğumu güncelleyeceğim inşallah:)
Evet..Hepimiz için güzel bir cumartesi olsun dilerim arkadaşlarım.Bugün İstanbul da hava harika . Günü gezerek geçirmek isteyeceksiniz :) sözüm bugün misafir bekleyenlere veya gideceklere
29 Nisan 2016 Cuma
Tahin ve Karamelli Sufle
Güzel haber: sonunda bir tarif yazabiliyorum. (hem de neee) Hem de bu tarifi öyle kolay kolay bulmadım. Kendisi ile New York'ta bir kitapçının çoook geride kalmış raflarındaki bir Fransızca tatlı kitabında karşılaştım. Az biraz Fransızcamla malzemeleri anladım ama metod konusunda sıkıntılar oldu. Çaktırmadan tarifin fotoğrafını çekip ordan uzaklaştım :D Neyse ki Google var! Kitabı aratınca yabancı ve çok sevdiğim bir blogda tarifin yapıldığını gördüm. New York'ta pek bir şey pişirme şansım olmadığından tabi yine kaldı öyle içimde. Türkiye'ye kısa süreliğine bir dönüş yapınca ilk işim bu tarifi denemek oldu.
Sonuçta ortaya hayatımda yediğim en güzel içi akışkan kek çıktı. Ya ben buna ne diyeceğimi bilemiyorum. Biz Türkiye'de genelde sufle diyoruz, ama aslında sufle başka bir şey falan. İdare edin, sanırım sürekli farklı bir isimle sesleneceğim kendisine. Lava kek, fondan kek, içi akışkan kek. Siz hangisini tercih ederseniz artık.
Tahin aşkımı sanırım artık herkes biliyor. Bu sufle o aşkı 10 katına çıkardı diyebilirim. Öyle güzel. Hatta en güzel sufle, en iyi sufle bu bence :D Yaparsanız şimdiden "rica ederim." haha. Çok seveceksiniz bence.
Bu arada yapıp fotoğraflarını paylaşırsanız beni de etiketlemeyi unutmayın. :)
TAHIN VE KARAMELLI SUFLE TARIFI
6 tane orta-küçük sufle için
3/4 bardak toz şeker (150gr)
3 yumurta
4-5 yemek kaşığı tahin
1/2 bardak oda sıcaklığında süt kreması (125 ml civarı)
115 gr oda sıcaklığında tuzsuz tereyağ, küçük küçük doğranmış
2 dolu dolu yemek kaşığı un
1/4 yemek kaşığı tuz
6 tane sufle kalıbını veya muffin kalbını tereyağ ile yağlayıp unlayın. (Ben metal muffin tepsisinin içine muffin kapsülleri yerleştirdim. Kapsülleri de yine yağlayıp unladım her ihtimale karşı)
Fırını 175C'ye ayarlayın.
Toz şekeri altı kalın bir tavaya alıp orta ateşte, kaşık vurmadan eritin. Erimeyen kısımları olursa tavayı sağa sola eğerek eriyen şekerin, kristal halindekilere temas etmesini sağlayabilirsiniz.
Şeker tamamen eriyince, bildiğimiz o amber rengi karamel rengi alana kadar yine kaşık vs vurmadan, tavayı hareket ettirerek karamel haline getirin. Ocağın altını kısıp, kremayı ekleyin. Bu aşamada dikkat, krema kızgın şekerle buluşunca sıçramalı, köpürmeli bir karışım ortaya çıkıyor. Ocağa çok yaklaşmak istemezsiniz. Kremayı şekere karıştırıp yedirin, daha sonra tereyağı ve tuzu ekleyin. Homojen, topaksız bir karamel elde etmiş olmanız lazım. Ocaktan alın ve ılıtın. Soğuk olmayacak, ama elinizi de yakmayacak bir hale gelmesi lazım.
Karamel ılıdıktan sonra yumurtaları teker teker ekleyip karıştırın. Daha sonra 4 yemek kaşığı tahini ekleyin ve iyice karıştırın. (Tadına bakın, eğer tahini az bulursanız 1 yemek kaşığı daha ekleyin) En son unu ekleyin, topaksız bir karışım elde edin karıştırarak.
Karışımı küçük sufle kalıplarına veya benim gibi muffin kalıplarına paylaştırın ve 8 dakika, kabarıp ortaları hala hafif oynak bir halde ama kenarları pişmiş bir hal alana kadar pişirip fırından alın.
2 dakika dinlendirin ve ters çevirip servis edin.
Orijinal tarif Christophe Adam'ın Caramel kitabından.
İngilizce, yine orijinalinden adapte edilmiş ve benim de kaynak olarak kullandığım hali burdan.
Orijinal tarifinde karamele şeker hala kristalken su ekleniyor, ben bildiğim gibi yaptım.

19 Mart 2016 Cumartesi
Frambuaz ve Portakallı Pembe Pasta
Sokağa çıkmaya korkar olduk sevgili okur. Öylesine bir laf değil bu, gerçekten artık evden dışarı çıkmaya korkuyorum. Bu konudaki düşüncelerimi söylemeye kalksam sanırım blogger'a erişim de engellenir. Tek isteğim bu olanlar unutulmasın, alışmayalım teröre veya ölüme. Biz korumalarla, özel güvenliklerle gezemiyoruz. Hiçbirimizin en ufak bi tehlike anında kaçabileceği başka ülkeler, nereden geldiği belli olmayan milyonlarımız yok. Her an bir patlama olacak korkusuyla atıyoruz adımımızı artık. Dilerim buna da alışıp kendi sonumuzu kendimiz getirmeyiz. O yüzden bu olaylarda parmağı olan, bu güzel ülkeyi bu hale getirmekte en ufak payı olan herkesin hak ettiğini bulması dileği ile bu konuyu burda kapatıyorum. İçini biraz da ben kararttıysam üzgünüm, ama lütfen alışma bunlara.

Bu pastayı 3-4 ay önce yaptım ve ancak paylaşabiliyorum. Aslında post hazırdı ama nedense buna bi türlü sıra gelmedi. Çok da acele etmedim zaten frambuaz da portakal da artık hemen her mevsim elimizin altında. Ben seveceğine eminim bu pastayı, yedirdiğin herkesi seveceğine de eminim.
Kek pişmeye başlarken daha mis gibi canlı bi portakal kokusu alıyor insanı kendinden zaten. Keki kesince içinin pofudukluğu, tereyağ ve portakalın kekin içindeki uyumu... Aman dikkat çok kaptırıp pastayı yapmadan keki bitirmeyin.
Krema olarak bu aralar sevdiğim, ama çok yağlı olduğunu bile bile yediğim benim favori yağlı kremam var. Biliyorum, çoğu blogda bu krema tarifine rastlamıyorsunuz. Açıkçası ben Çikolatalı frambuazlı pasta tarifini verirken türkçe bütün blog ve siteleri araştırdım desem yeri, kimse unlu kremadan bahsetmemiş ve yapmamış sanırım. Herhangi bir buttercreamdan daha fazla yağlı değil ama eğer isterseniz her zaman daha az yağ ile yapabilirsiniz ya da kendi sevdiğiniz krema ile devam edebilirsiniz yola.
Keki sıklıkla yaptığım tereyağlı sarı kek, sadece portakal kabuğu ekledim. İyi ki de eklemişim, o kek özellikle sıcakken öyle güzel ki... Frambuaz ve portakalı çok yakıştırıyorum ben. Yapmadan önce de ne zamandır aklımda bu ikisi ile bir pasta yapmak vardı çünkü daha önce frambuaz ve portakallı cupcakeler yaptığımda kapış kapış gitmişti hepsi. Sonra yabancı bir blogda kan portakallı versiyonunu görüp bayıldım ama ben yıllardır kan portakalı bulamıyorum, şans mı dersiniz ne derseniz artık bir türlü denk gelemedim. Ben de kendi portakallı kekikimi normal portakalla yaptım :D Bahsettiğim pastanın kreması da swiss buttercream ile yapılmıştı ama ben o kremayı bi türlü sevemediğimden hiiç bulaşmadım, kendi sevdiğim krema ile gittim.
Instagramda tarifleri deneyenlerden beni etiketleyenler bazen bir ekleme yapıyor, tarif bulutagacindan ama kendimce şöyle değiştirdim böyle yaptım diye. Bunlar çok hoşuma giden şeyler çünkü evet aslında belirli tarifleri olduğu gibi uygulamak en risksiz yöntem olsa da kendimizden eklediğimiz şeylerle her zaman yeni tatlar elde ediyoruz. O yüzden evet ben bugün frambuaz ve portakallı pasta tarifi vereceğim size ama siz isterseniz bunu böğürtlenli veya çilekli, hatta vişneli yapın. Kremasını farklı yapın, diyin ki bak ben böyle yaptım böyle daha güzel oldu. Ben de bir dahaki sefere öyle deneyeyim. Paylaşın benle de lütfen, çok seviyorum ben geri bildirimler almayı ve yeni fikirleri.

Bu aradaaaa, bu tarifin videolu halini çok yakında sizlerle paylaşacağım. Videoyu ben çekmedim. Nursel'in Mutfağına konuk oldum, orda ben yaptım, Nurselin Mutfağı ekibi çekti. Bir süre önce benimle iletişime geçip programa davet etmişlerdi ama ben Istanbul'da olmadığım için katılamamıştım. Kardeşimin düğünü için dönünce katıldım ve hem 3 başka tarif hem de bu pastayı yapıp Nursel ile beraber süsledik pastamızı, hem de çiçeklerle. Gerçi ben ilk kez kamera önüne geçmenin etkisi ile genel olarak pek bir gergindim ve kardeşimin düğünü, hazırlıklar, sonraki gün yani patlama günü Ankara'da olmak, yolculuklar, Istanbul'a geldiğimden beri saçma sapan devam eden uyku düzenimin de etkisi ile aşırı yorgundum. Zaten pek konuşan bir insan da değilim, bir de bunlar eklenince pek bir durgun bir haldeydim. Yine de ekibin enerjisi ve canayakınlığı ile ara ara topladım. Okuyorsanız burdan hepinize sevgiler :)
O program yayınlanınca videoyu da paylaşırım zaten sizinle. Bu pastanın naked cake olarak yapılışını izlersiniz :)

FRAMBUAZLI PORTAKALLI PASTA TARIFI
Portakallı Kek
Tessa Huff tarifinden adapte edildi.
4 büyük yumurta
115 gr (1 bardak) tereyağ
2 portakalın kabuğu
1/4 bardak portakal suyu
2 bardak (400gr) toz şeker
3 1/4 bardak (480-50 gr ) un
1 1/4 bardak süt
1 yemek kaşığı kabartma tozu
1/2 çay kaşığı tuz
vanilya
Fırını 175 C'ye ayarlayıp 2 tane 16 cm çapında kalıbı hafif yağlayıp unlayın.
Un ve kabartma tozunu iyice karıştırın.
Portakal kabuklarını 2-3 yemek kaşığı şekerle bir kaseye alıp ovuşturarak portakalın aromasının şekere iyice geçmesini sağlayın.
Bir çırpma kabında tereyağını kremamsı olana dek, yaklaşık 1-2 dakika çırpın ve portakallı toz şeker ile kalan toz şekeri, tuzu ve vanilyayı ekleyip 2-3 dakika pofuduk bir karışım elde edene kadar çırpın. Yumurtaları teker teker ekleyin ve her eklemeden sonra 30 saniye kadar orta devirde hamuru iyice karıştırın. Tüm yumurtalar eklendikten sonra un ve sütü aşamalı olarak ekleyerek yumurtalı karışıma yedirin. Tüm un ve sütü ekledikten sonra 1 dakika kadar yüksek devirde hamuru çırpın.
Kalıplara paylaştırıp yaklaşık 40-50 dakika, üzerleri kızarıp içi tamamen pişene kadar pişirin.
Kek piştikten sonra mutlaka tamamen soğutun.

Vanilyalı Krema
60 gr un (yaklaşık 5-6 yemek kaşığı) (kıvamı sıvı gelirse eklemek için biraz daha gerekebilir)
350 ml süt
250 gr şeker (1 1/4 bardak)
1 tatlı kaşığı vanilya
275 gr tereyağ (yumuşak)
Şeker ve unu tencereye alıp iyice karıştırın. Daha sonra sütü ve vanilyayı ekleyip koyu kıvamlı muhallebi elde edene kadar karıştırın. Puding gibi olmayacak, lütfen dikkat edin daha da koyu bir kıvamı olması gerek. Bu yüzden eğer kıvamı size cıvık gelirse birazcık sütün içine 1 yemek kaşığı un ekleyip iyice karıştırın ve bu yaptığınız unlu muhallebinin içine ekleyip iyice yedirin ve koyulaşıncaya kadar sürekli karıştırarka pişirin. Pişen un muhallebisini bir kaseye alın ve üzerini streç film veya poşetle sarıp dolaba alın, arada karıştırarak soğutun. Yüzeyinin kaymak tutmaması önemli.
Un muhallebisi soğuyunca dolaptan alın. Oda sıcaklığına gelmiş yumuşak tereyağı bir çırpma kabına alıp 1-1.5 dakika kremamsı bir kıvam alıp, rengi açılana kadar çırpın. Daha sonra soğuk pudingi ekleyip, pürüzsüz ve kıvamlı bir krema elde edene kadar çıprın, kremanız hazır.
Pastanın Yapılışı
Keklerin her birini iki kata ayırın. Üstte çok kabaran kısımlarını keserek katları eşitleyebilirsiniz.
Kremayı mümkünse krema sıkma torbasına alın. (Bu şekilde sıkarsanız daha eşit seviyede krema elde edersiniz hem de işiniz kolaylaşır.)
- Pastayı yapacağınız tabağa veya servisin ortasına bir tatlı kaşığı kadar krema sürüp üzerine kekin taban katını yerleştirin. (Bu kekinizin oraya daha iyi tutunmasını ve kaymamasını sağlayacak.)
- İlk katın üzerine krema sıkarak kaplayın ve frambuazları hafif bastırarak dizin. Üzerine bir tatlı kaşığı kadar krema sıkıp bir spatula veya kaşık ile yayın.
- 2. kat keki ekleyin ve aynı işlemleri kek katlarınız bitene kadar tekrarlayın.
- Kalan krema ile pastanızın etrafını kaplayın ve bir spatula veya bıcak yardımı ile sıvayın.
- Üzerine taze frambuaz ve yenebilir boncuklarla dekor yapabilirsiniz.
Ben kaplama yaparken kremama biraz ezilmiş frambuaz ekledim ve rengi pembe oldu.

4 Mart 2016 Cuma
Sağlıklı Çikolatalı Puding (Avokadolu Çikolatalı Puding)
Gerçekten sağlıklı.
"Iyy avokadolu puding mi?" demeden önce bir soluklanın. Avokado sevmiyorsanız bile avokado tadı hiç ama hiç baskın olmadığı için siz de seveceksiniz. Hem de aslında pudingten öte bir kıvamı, dokusu ve tadı var. Daha çok şöyle tanımlayayım çikolatalı, yoğun ve kremsi bir kıvam, pürüzsüz bir doku... Puding demek biraz sönük kalıyor bence çünkü çok daha tatmin edici.
Genelde bir tatlı tarifinin başına "sağlıklı" sıfatı ekleyeceğim zaman her tarif için sizi önceden mutlaka uyarıyorum. "Sağlıklı tatlı diye bir şey pek mümkün değil!" çünkü ne yazık ki her ne kadar çok sevsek ve hayatımızın içinde olsa da şeker yararlı değil, hatta ben inanmak istemesem de zararlı.
Bir tatlının yağını biraz azaltıp içine yapay tatlandırıcı koyunca da o sağlıklı hale gelmiş olmuyor tabi. Ama avokadolu çikolatalı puding diğerlerine göre gerçekten çok masum çünkü avokado kendi başına çok sağlıklı.
Diğer malzemeleri de dikkatli seçerseniz light, hafif vs diye etiketlenen bir çok yiyecekten daha sağlıklı olduğunua emin olabilirsiniz. Yağlı mı? Evet yağlı ama Canan Karatay'a bağlamak gerekirse sağlıklı yağlı. Ahah neyse. Pudingi tatlandırma kısmında biraz kafalar karışık evet ama agave şurubu tüm sağlıklı yaşam tarifçilerinin (nasıl saçma bir betimleme oldu farkındayım) hep kullandığı bir şey olduğu için ve açıkçası baya okuduğum ve en azından diğer alternatiflere göre daha masum durduğundan ben agave şurubu kullandım ama siz bal veya herhangi istediğiniz bir alternatifi kullanabilirsiniz ki buna pudra şekeri de dahil. (O zaman daha az sağlıklı bir pudinginiz olur tabi)
Ben bunu bir de agave şurubu miktarını oldukça düşürerek çok olgunlaşmış muzla yaptım, muzlu çikolatalı puding seviyorsanız hiç durmayın, hemen yapın. Muzun kendi şekeri zaten neredeyse yeterli tatlılığı sağlıyor.
1 kişi için bence bir avokado yeterli ama daha insanı boyutlarda yiyorum ben diyorsanız 2 kişi için 1 avokado olacak şekilde yapın. Siz bana bakmayın, ben çok yiyorum, siz en iyisi gerçekten 2 kişiye bir avokado ile yapıp küçük kaselerde yiyin :)
Güzel haber: Ben acı biber ekledim malum kakaolu her şeye acı ekleyebilirim ben. Siz de seviyorsanız mutlaka ekleyin. Portakal kabuğu da aklınızda olsun, muhteşem.
Bu yazıyı blogu uzun zamandır ihmal ettiğim gerçeğini göz ardı ederek ve o konuya hiiiiç girmeyerek bitiriyorum. Bir dahaki tarife kadar mutlu günleriniz olsun.
4 kişilik
4 tane yumuşak avokado
3-4 yemek kaşığı kakao (tercihen raw)
4-6 yemek kaşığı agave şurubu (bal/pudra şekeri/akçaağaçşurubu)
1/4 bardak kaşığı tercih ettiğiniz süt (ben hindistancevizi sütü kullanıyorum) (Kıvan koyu gelirse veya malzemeler tam karışmazsa biraz daha ekleyin)
1/8 çay kaşığı tuz
1/4 çay kaşığı tutam acı toz biber (tercihen)
1 çay kaşığı vanilya
Avokadoları kabukları ve çekirdeğinden ayırıp küpler halinde doğrayın.
Sütün içinde tuzu eritin.
Bütün malzemeleri rondo veya blendıra alıp kremsi ve pürüzsüz bir kıvam alana kadar rondoyu kesik kesik çalıştırın.
Sağlıklı çikolatalı avokadolu pudinginiz hazır!
"Iyy avokadolu puding mi?" demeden önce bir soluklanın. Avokado sevmiyorsanız bile avokado tadı hiç ama hiç baskın olmadığı için siz de seveceksiniz. Hem de aslında pudingten öte bir kıvamı, dokusu ve tadı var. Daha çok şöyle tanımlayayım çikolatalı, yoğun ve kremsi bir kıvam, pürüzsüz bir doku... Puding demek biraz sönük kalıyor bence çünkü çok daha tatmin edici.
Genelde bir tatlı tarifinin başına "sağlıklı" sıfatı ekleyeceğim zaman her tarif için sizi önceden mutlaka uyarıyorum. "Sağlıklı tatlı diye bir şey pek mümkün değil!" çünkü ne yazık ki her ne kadar çok sevsek ve hayatımızın içinde olsa da şeker yararlı değil, hatta ben inanmak istemesem de zararlı.
Bir tatlının yağını biraz azaltıp içine yapay tatlandırıcı koyunca da o sağlıklı hale gelmiş olmuyor tabi. Ama avokadolu çikolatalı puding diğerlerine göre gerçekten çok masum çünkü avokado kendi başına çok sağlıklı.
Diğer malzemeleri de dikkatli seçerseniz light, hafif vs diye etiketlenen bir çok yiyecekten daha sağlıklı olduğunua emin olabilirsiniz. Yağlı mı? Evet yağlı ama Canan Karatay'a bağlamak gerekirse sağlıklı yağlı. Ahah neyse. Pudingi tatlandırma kısmında biraz kafalar karışık evet ama agave şurubu tüm sağlıklı yaşam tarifçilerinin (nasıl saçma bir betimleme oldu farkındayım) hep kullandığı bir şey olduğu için ve açıkçası baya okuduğum ve en azından diğer alternatiflere göre daha masum durduğundan ben agave şurubu kullandım ama siz bal veya herhangi istediğiniz bir alternatifi kullanabilirsiniz ki buna pudra şekeri de dahil. (O zaman daha az sağlıklı bir pudinginiz olur tabi)
Ben bunu bir de agave şurubu miktarını oldukça düşürerek çok olgunlaşmış muzla yaptım, muzlu çikolatalı puding seviyorsanız hiç durmayın, hemen yapın. Muzun kendi şekeri zaten neredeyse yeterli tatlılığı sağlıyor.
1 kişi için bence bir avokado yeterli ama daha insanı boyutlarda yiyorum ben diyorsanız 2 kişi için 1 avokado olacak şekilde yapın. Siz bana bakmayın, ben çok yiyorum, siz en iyisi gerçekten 2 kişiye bir avokado ile yapıp küçük kaselerde yiyin :)
Güzel haber: Ben acı biber ekledim malum kakaolu her şeye acı ekleyebilirim ben. Siz de seviyorsanız mutlaka ekleyin. Portakal kabuğu da aklınızda olsun, muhteşem.
Bu yazıyı blogu uzun zamandır ihmal ettiğim gerçeğini göz ardı ederek ve o konuya hiiiiç girmeyerek bitiriyorum. Bir dahaki tarife kadar mutlu günleriniz olsun.
Sağlıklı Çikolatalı Puding (Avokadolu Çikolatalı Puding)
4 kişilik
4 tane yumuşak avokado
3-4 yemek kaşığı kakao (tercihen raw)
4-6 yemek kaşığı agave şurubu (bal/pudra şekeri/akçaağaçşurubu)
1/4 bardak kaşığı tercih ettiğiniz süt (ben hindistancevizi sütü kullanıyorum) (Kıvan koyu gelirse veya malzemeler tam karışmazsa biraz daha ekleyin)
1/8 çay kaşığı tuz
1/4 çay kaşığı tutam acı toz biber (tercihen)
1 çay kaşığı vanilya
Avokadoları kabukları ve çekirdeğinden ayırıp küpler halinde doğrayın.
Sütün içinde tuzu eritin.
Bütün malzemeleri rondo veya blendıra alıp kremsi ve pürüzsüz bir kıvam alana kadar rondoyu kesik kesik çalıştırın.
Sağlıklı çikolatalı avokadolu pudinginiz hazır!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









