5 Ağustos 2013 Pazartesi

TEREYAĞLI YALANCI SU BÖREĞİ

 
Ramazandaki favori böreğim, yiyen herkes çok sevdi, mutlaka deneyin derim.

Malzemeler:
1 kilo yufka
125 gr tereyağı
2 yumurta
2 su bardağı süt
1,5 su bardağı su
1/2 su bardağı sıvıyağ
1 tatlı kaşığı tuz
 
İçi için:
300 gr beyaz peynir
200 gr kaşar peyniri
 
Yapılışı: Tereyağımızı eritiyoruz. Bir kenara bırakıyoruz hafif soğuması için. Büyükçe bir kaba sütü, suyu, sıvıyağı, yumurtayı ve tuzu ekleyip iyice çırpıyoruz.
 
Böreğimizi döşeyeceğimiz fırın tepsimize ilk yufkamızı tepsinin kenarlarından sarkacak şekilde seriyoruz. 
 
Üç adet yufkamızı bütün olarak kenara ayırıyoruz ve diğerlerini hazırladığımız karışımımız da ikiye bölerek tek tek ıslatıp büzüştürerek tepsiye yerleştireceğiz.
 
İki yufkayı tepsimize büzüştürerek yerleştirdikten sonra üzerine erittiğimiz tereyağından biraz gezdiriyoruz.
 
Bütün yufkamızdan birini karışımımıza batırıp tepsiye yerleştiriyoruz. Üzerine peynirlerimizi rendeliyoruz.
 
Bütün yufkalardan diğerini de ıslatıp tepsiye yerleştiriyoruz üzerine kalan tereyağımızı gezdirip son ıslattığımız yufkayı da yerleştiriyoruz.
 
Tepsinin kenarlarından sarkan yufkaları tepsiye doğru katlıyoruz. Böreğimizi kesip kalan karışımızı üzerine döküyoruz.
 
Böreğin biraz kendini çekmesi için dolapta bir kaç saat bekletiyoruz.
 
200 derecede böreğimiz nar gibi kızarana kadar pişiriyoruz. Afiyet olsun.

3 Ağustos 2013 Cumartesi

SUSAMLI KURABİYE ve HAYIRLI KANDİLLER

 

 
Uzun bir aradan sonra merhaba, umarım bir daha bu kadar süre ara vermek zorunda kalmam. Sizlere güzel, uzun süre bayatlamayan bir kurabiye tarifi...
 
Malzemeler:
1 paket tereyağı (250 gr)
1 adet yumurta (Sarısı içine, akı dışına)
1 çay bardağı pudraşekeri
1 çay bardağı süt
1 çay bardağı sıvıyağ
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
4-5 su bardağı un (200 ml bardak)
1 tatlı kaşığı tuz
1 su bardağı susam
Yapılışı: İlk önce kurabiyemize lezzet verecek olan susamlarımızı 2- 3 dakika kadar teflon tava da sürekli karıştırarak kavuruyoruz. Başından ayrılmıyoruz ki yanmasınlar. Ocağın altını kapatıp susamlarımızı soğuması için cam bir tabağa alıyoruz. (MutfakSırları'ndan öğrenmiştim)
 
Oda ısısındaki tereyağını, sıvıyağı ve pudraşekerini hamur yoğurma kabına alıp 3-4 dakika kadar yoğuruyoruz.
 
Hamurumuza sütü, yumurtayı, unu, kabartma tozunu ve vanilyayı ekleyip hamur ele yapışmayacak hale gelinceye kadar yoğuruyoruz. Bardağın boyutuna göre un miktarı değişeceği için son bardağı yavaş yavaş ekliyoruz. Gerekirse un takviyesi yapılabilir.
 
Hamurumuzdan ceviz büyüklüğünde parçalar kopartarak simit şeklinde şekil verip önce yumurta akına sonra kavurduğumuz susama buluyoruz.
 

Yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepsisine 2'şer cm aralıklarla yerleştiriyoruz.
 
180 derecede önceden ısıtılmış fırında üzerleri pembeleşene kadar yaklaşık 20-25 dakika pişiriyoruz. Afiyet olsun.
 
 

30 Temmuz 2013 Salı

Ballı Saray Lokması

Osmanlı Mutfağı'nda bu sefer lokma tarifimiz var. Hamur işi tatlılar Osmanlı'da çok yaygındı. Baklavalardan revaniye, helvalardan kadayıfa onlarca çeşit tatlılar sarayın sofralarını süslerdi. Zamanı geldikçe bu unutulan lezzetlerin tarifini vereceğim.

Lokma tatlısı denilince şimdilerde hemen akla İzmir lokması vs. gelir. Elbette usta ellerde yapılan lokmaların lezzetine doyum olmaz. Ancak tarifini vereceğim lokma tatlısı biraz farklı. Zira tatlımızda un yerine peksimet kullanacağız. Diyeceksiniz ki peksimeti nereden bulalım? Bulacaksınız efendim, bulamazsanız undan yapacaksınız. Bazı yörelerde kolit adıyla kuru ekmek üretilmektedir. İstanbul'un bazı semt pazarlarında da gördüm. Genellikle peynir, yağ, yumurta, patates ekmeği gibi ürünler satan pazarcılarda bu peksimetler var. Eğer bulamazsanız evde bayatlamadan, küflendirmeden fırında kurutacağınız ekmek de işinizi görür. Geçelim artık tarifimize...

Muhteviyatı
  • 1/2 kg. peksimet ya da kurutulmuş ekmek
  • 1 paket kuru maya
  • 1 su bardağı maden suyu
  • 2 adet yumurta akı,
  • 1 çay kaşığından az tuz
  • 1 çay bardağı bal
  • Kızartmak için sıvıyağ(2 su bardağı)

Terkib-i Şerbet
  • 3 su bardağı su
  • 2 su bardağı şeker
  • 1/2 limon suyu

Meşgale-i Tatlülü Lokma
  1. Evvela şerbet hazırlana. 3 bardak suya şeker ilave edilip yarım kum saati kadar(en fazla yarım saat) kaynatıla. Ateşbaşından almadan 3 dakika evveline limon suyu sıkıla ve iyice soğutula.
  2. Peksimetler havanda dövüle ya da ecnebi icadı mutfak robotunda iyice çekile.
  3. Yumurta aklarını azıcık çırpıp içine peksimet unu, maya, tuz ve maden suyunu kattıktan sonra yoğurun. Lakin yoğurma işi çok uzun olmaya, en fazla 2-3 dakika.
  4. Sonra üzerine nemli bir bez örtülüp en az 3 kum saati dinlendirile!
  5. Bir tencerede yağı kızdırın.
  6. Hamuru sol elinize alıp azıcık sıkarak bir çay kaşığı ile kestirip kızgın yağa atın. Bu şekilde tüm hamuru pişirin.
  7. Bir kevgir ile süzerek sıcak lokmaları soğuk şerbete dökün.
  8. 5 dakika sonra şerbetin içinden alıp tabaklara koyun.
  9. Balı azıcık sulandırarak ılıtın, ama kaynatmayın. Sonrasında lokmaların üzerine gezdirin.
  10. Padişahlara ve sultanlara layık lokmanız hazır ola.
Düşmüşüm Lokma Derdine, Sual edilmez, Lakin Bilmeden de Edemem diyenlerin divanı
  • Yaptığınız hamur ne sert ne de cıvık olmalı. Lakin elinize yapuşacaktır. Ancak elinizi ıslarsanız daha kolay lokmayı hazırlayabilirsiniz.
  • Maden suyunu bulamadım, soda olur mu diye dert edenler, olur ama çamaşır sodası kullanılmaya!
  • Lokmanın yağa nasıl döküleceğini gösterir resim her ne kadar günah olsa da hiç bir masraftan kaçmadım. Sarayın gizli ödeneğiyle İtalya'dan, ta Venedik'ten getirttiğim ressam Artista De Ayhanelli'nin yapmış olduğu tabloda lokmanın tüm muhteviyatı aşikardır. İyice bakıp, feyz alına ve hata yapılmaya. Sağa sola da söylenmeye!
  • Peksimet bulamazsanız, ekmek te kurutamazsanız o zaman 3 bardak un ellerinizden öper.
  • Sarayda bazıları tarçın sevdiğinden, şerbet içine bir çubuk tarçın ilave edebilirsiniz.
  • En önemli husus, lokmalar sıcak ve şerbet kesinlikle soğuk olmalı.
  • Bu reçeteyi meram ettiğim şekil-i tatbik-i usulu ile terkib etmezseniz, lokmanız hamur ve ziyan olur. Sonra gidip te beni zabıta-ül kadıya şikayet etmeye!
  • Bon-ül apetite...

29 Temmuz 2013 Pazartesi

Osmanlı Usulü Yumurtalı Pastırma


Uzun zamandır araştırdığım ve usulünce yapmaya çalıştığım Osmanlı Mutfağı yemeklerinden örnekler vermeye çalışacağım. Bu yemek tarifleri arasına da o zamanın yemek kültürü hakkında da bir şeyler serpiştirmeyi düşünüyorum. Örneğin II. Murat zamanında sofraya ekmek konulmadığını söylesem şaşırırdınız değil mi? Ayrıca onur konukları dışındaki misafirler 2-4 kişilik olmak üzere aynı tabaktan yemek yerlerdi. Bugün kuver dediğimiz kelime o zamandan gelmedir.
Osmanlı Mutfağı hakkında ilginç yazıların devamı gelecek diyerek ilk olarak basit bir yemek seçtim. Osmanlı mutfağında önemli yer tutan yumurtalı yemekler arasında ilk sırayı Ramazan münasebeti ve yoğun ilgiden dolayı Yumurtalı Pastırma alıyor. Yahu yumurtalı pastırmanın tarifimi olur, demeyin. Bu tarif Osmanlı Mutfağından. Ben denedim, çok değişik bir tadı oldu ve beğendim. Bakalım sizler ne diyeceksiniz?

Reçetesi (Malzemeler)(2 kişilik)
  • 200 gr. pastırma(bıçak dilimi)
  • 1 çorba kaşığı tereyağı
  • 2 adet yumurta
  • Taze çekilmiş karabiber
  • 1 fıske yenibahar
  • 1 tatlı kaşığı limon suyu
Tarik-i Tabh, Tarifname (Yapılışı)
  1. Tereyağını tavada kızdırdıktan sonra pastırmaların iki tarafını da 3 dk. pişirin.
  2. Yumurtaları üzerine kırın.
  3. Üzerine azıcık tuz, karabiber ve yenibaharı ekleyip ağzını kapatarak kısık ateşte pişirin.
  4. Yumurtanın beyazı iyice piştikten sonra limon suyunu üzerine gezdirip servis yapın.
 Ol ki Tarif-e Sual-i Merakım Ola diyenlerin divanı
  • Pastırma ne ince ne kalın ola! Gavur icadı kesme makinalardan tavla zarı gibi dilimlenmeye, bir bıçak ile kesile!
  • Bastırmaları yağda fazla kurutmaktan imtinâ edile ve sıcak iken tenâvül ola!
  • Ab-ı limon da ne ola diye sual edenler var ise, onu bana değil gidip kadıya sora!
  • Ol ki bu tarife et ki iktidâ, doy lezzet-i muhteşemi tada.
Lûgat-ü Aşhane-î Osmanî (Osmanlı Mutfağı Sözlüğü)
tarik: Yol, usül
tabh: Pişirme
sual: Soru
imtinâ: Kaçınmak
tenâvül: Yeme, içme
iktidâ: Uymak

28 Temmuz 2013 Pazar

Kürdan-İslim Kebabı



Hazırlanışı zor görünse de hem göze hem de mideye hitap eden bir lezzeti sizlerle paylaşmak istiyorum. Adına kürdan kebabı diyenlerde var islim kebabı da. Hadi kürdanı anladık, iyi de islim nerden geliyor diye soruyorsanız ona da cevap vereyim. İngilizce steam(buhar) bizde olmuş istim, sonrasında da islim... Eskiden bu yemek toprak kaplarda pişirilirmiş. Ağzı kapalı kaplarda sadece buhar ısısıyla piştiği için adına islim demişler.

Bu kadar bilgiden sonra tarifimize başlayalım mı?

Malzemeler
  • 1 kg. patlıcan
  • Sivri biber
  • 3 adet domates(1 tanesi sos için)
  • Sarımsak
  • Kürdan
Köftenin hazırlanması
Köftenin hazırlanması için bu sayfaya bakın.

Sosun hazırlanması
Sosun hazırlanması için bu sayfaya bakın.

Yapılışı
  1. Patlıcanları uzunlamasına şerit halinde kesin. Anlamadık diyenler varsa buyrun resime bakınç
  2. Tuzlu suda 1-2 saat bekletirken köftenizi hazırlayın.
  3. Köfteleri tombul ama biraz basık olacak şekilde şekillendirin.
  4. Bir tavada yada fırında azıcık pişirin. Pişirmeden de yapabilirsiniz.
  5. Patlıcanları çok az sıvı yağda arkalı-önlü közleyin. Resme bakınız.
  6. İki dilim patlıcanı artı işareti şeklinde üst üste dizin. Ortasına köfteyi koyun.
  7. Kenarlardan katladıktan sonra açılmaması için kürdan ile sabitleyin.
  8. Kürdan üzerine bir diş sarımsak, dilim domates ve biberi ekleyin.
  9. Tepsiye dizip üzerine sosu gezdirin.
  10. 180 derece fırında 30 dk. pişirin.
  11. İslim kebabınız hazırdır.

Hiç Sıkılmam, Utanmam ve Sorumu da Sorarım Diyenlerin Köşesi
  • Köftenin nasıl hazırlandığını daha önce yazmıştım. Ben tekrar yazmaya üşendim ama siz bakmaya üşenmeyeceksiniz!
  • Aynı şekilde sos tarifini de yazdım. Bana tekrar yazdırmayın!
  • Köfteyi pişirmeden de islim kebabınızı yapabilirsiniz. Arzunuza kalmış.
  • Köftelerin şeklini ayarlamak da size kalmış. Ne kadar olacak, büyüklüğü ne kadar gibi sorular sormayın. Önemli olan işlevi...
  • Ne bileyim ben aldığınız patlıcanın kaç santim uzunluğunda olduğunu! Dilimledikten sonra ve köfteyi ortasına koyduktan sonra patlıcanlar köfteyi kapatsın, üstü açıkta kalmasın yeter. 
  • Yumruk gibi köfte yapıp, patlıcan dilimleri köfteyi kapatmıyor diye söylenmeyin. Göz var nizam var canım!
  • Sivri biber ölçüsünü neden söylemedim acaba? Merak edenler var mı, beni kızdırmak için?
  • Az kalsın unutuyordum. Yemeğiniz yedikten sonra kürdandan tasarruf edelim ile diş karıştırmanızı tavsiye etmem. Fırında piştiği için dişinizin arasında kırılır kalır. Benden söylemesi.
  • Afiyetle kalın...

21 Temmuz 2013 Pazar

Çakma, Yalancı Su Böreği

Çakma su böreği
 Su böreği Anadolu'nun en eski yemeklerinden biridir. Her ne kadar bazı iller bu böreğe sahip çıksa da Türkiye'nin hemen her yöresinde su böreği açanlar vardır. Su böreği açmak dedim çünkü diğer börekler yapılır ama su böreği açılır. Yeni nesil genç kızlarımız maalesef bu böreği açmayı bilmiyorlar. Bu nefis böreği yeni nesillere taşımak adına öğrenmiyorlar ve dışarıdan hazır, yağlı mı yağlı su böreği sipariş ediyorlar. Klasik yerel dilde bir serzenişte bulunursak;"Ne varsa eski garılarda var." diyerek tarifimize geçelim. Ama bu tarif gerçek su böreği tarifi değil! Su böreği tadına yakın hazır taze yufkadan yapılan bir tarif. Ancak kısa zamanda gerçek mi gerçek; leziz mi leziz aslanlar gibi su böreği tarifini resimli olarak vereceğim. Tabi ki su böreği açmak isteyenlere. Resimleri hazır, sadece düzenleyeceğim.


Tepside yalancı su böreği
Malzemeler

  • 5-6 adet taze yufka
  • 3 adet yumurta
  • 1 su bardağı süt
  • 1 su bardağı eritilmiş tereyağı
  • 1 çay bardağı ılık su
  • 200 gr. peynir
  • Yarım demet(20-30 dal) maydanoz

Harcın hazırlanması

  1. Peynirleri ezip, kıyılmış maydanozla karıştırın.

Yapılışı

  1. Yumurtaları çırptıktan sonra içine süt, su ve tereyağını ilave edip yayvan bir kaba dökün.
  2. Yufkaları( zaten büyüktür) 2-3 parçaya bölün.
  3. Yağlanmış tepsinin en altına 1 adet yufkayı kabarık şekilde serin. Katlı olabilir.
  4. Diğer yufkaları yumurta karışımına batırıp, genişçe tepsiye dizin.
  5. Yufkaların yarısını bu şekilde serdikten sonra harcı serin.
  6. Aynı şekilde diğer yufkaları da yumurtalı karışıma batırıp tepsiye serin.
  7. Kalan karışımı böreğin üzerine gezdirip serin. Bir kaç yerine bıçak batırdıktan sonra serin bir yerde 2 saat bekletin.
  8. 170-180 dereceye ayarlanmış fırında 30 dk. üzeri kızarana kadar pişirin.

"Börek Açmaya Üşenenlere, Ama Soru Sormaya Üşenmeyenlere" Pratik Çözümler Köşemiz

  • Adı neden çakma ya da yalancı derseniz, yalancı dolma var da yalancı su böreği neden olmasın! Yalancı adından yeni nesil pek anlamaz ama çakma su böreği dersek anlarlar. Bu nedenle adına çakma su böreği dedim. Gelecek nesilleri de düşünmek ve onların anlayacağı dili de öğrenmek lazım değil mi?
  • "Tepside böreklerin geri kalanı nerede?" diye sorarsanız, pişirir pişirmez daha fotoğrafını çekemeden evdekiler tarafından talan edildi. Dikkat ederseniz böreğin kenarları kayıp! Acaba niye? Ortasını da fotoğraflık ayırınca geriye bu resim kaldı!
  • Yufkaları karışıma batıracağınız gibi, "Aman,yok, etraf batar!" diyorsanız, tepsi üzerinde her yufka katının üzerine fırça ile karışımı sürebilirsiniz. Ama bol olması lazım.
  • Terayağı ağır gelir derseniz, sıvıyağ ile de böreği yapabilirsiniz.
  • Herkesin fırın ile yaptığı bir hata var! İlk 15-20 dk. sakın fırının kapağını açmayın! Gidin içeride kitap okuyun, TV seyredin olmadı başka işinizi yapın. Meraklanmayın börek yanmaz.
  • Ayrıca içi pişti mi diye ilk dakikalarda hemen içine çatal, bıçak batırmayın. Yoksa güzelce kabaran ve fısır fısır olacak böreğin havasını almış olursunuz. Böreğiniz hemen söner! Kimileri hala içine bıçak batırın, bıçağa hamur yapışıyorsa pişmemiştir gibisinden akıl veriyor. Yahu kek mi yapıyoruz, börek mi? İnsanı çileden çıkarmayın!
  • Bazıları fırın ayarını 200 dereceye ayarlayın diyor. Bu sıcaklıkta pişirirseniz hemencecik üzeri kızarır ve içi hamur kalabilir. Zira zaten nemli olan yufkaya süt-su karışımı döküyoruz, bu nedenle daha düşük sıcaklıkta pişirmek akıllıca olacaktır. "Üzeri kurur!" diye de hemen telaşlanmayın. en kötü ihtimalle üzerine biraz su serpip 5 dk. daha fırında bekletirseniz böreğiniz yumuşayacaktır.
  • Su böreğine çörek otu mu olur? diyenler haklı. Ama çörek otunu sevdiğimden ve de gerçek su böreğine ayıp olmasın diye- zaten çakma- üzerine biraz ekeledim, ne olmuş yani? Yenmez mi şimdi?
  • Gerçek su böreği açanların çoğalması ve analarımızın el emeği bu yemeğin gelecek nesillerce unutulmaması dileğimle, nefaset ve güzel gönüllerde kalın.

Reçel Yapmanın İncelikleri- Vişne Reçeli

Vişne reçeli

Reçellerimizle övünmemize rağmen çoğu kişi bana kızacak ama gerçekten reçel yapmayı bilmiyoruz. Meyvelerin üzerine bolca şekeri döküp kaynatınca reçel yaptığımızı zannediyoruz. Oysa reçel yapmak incelik ve maharet ister. Meyvenin seçiminden temizlenmesine, suyunun salmasından pişirilmeye kadar özen ve bilgi ister. Ama nedense biz, içinde koyu bir şeker tadı aldığımız her meyve şekerlemesini reçel zannediyoruz.
Reçel yapmanın püf noktalarını vişne reçeli ile hep beraber öğrenelim.


Reçel tarifi,yapımı
Benim gibi tatlı meyve reçellerini sevmeyenler vişne, kızılcık, portakal ve turunç gibi meyvelerin reçellerine bayılırlar. Ne bileyim oldum olası çok tatlı ve ballı meyve reçellerini pek sevemedim. Reçel dediğin azıcık ağızda bir aroma bırakacak, meyvenin tadı gelecek! Hele de hafif ekşimsi ve buruk tat olunca bir başka güzel oluyor.
Taze Vişne

Vişne sapı
Vişnenin şekerlemesi
 Malzemeler
  • 1 kg. vişne
  • 1/2 kg. şeker
  • 1 adet limonun suyu
  • Leblebi büyüklüğünde limon tuzu
Vişnenin Çekirdeği Nasıl Çıkarılır
Vişne çekirdeği
  1. Kimi tariflerde yok sterilize edilmiş tornavida, yok çengelli iğne yok tığ vs. kullanın diyorlar. Yahu reçel mi yapıyoruz, iğne oyası, kanaviçe, dantel mi örüyoruz? 
  2. Vişneyi elinizle azıcık sıktığınızda sap kısmında çekirdek çıkacaktır.
  3. Çekirdekleri bir kasede biriktirip süzgece alın. 1 çay bardağına yakın vişne suyu daha çıkacaktır. Oysa çekirdeklerini hemen çöpe atıyorsunuz değil mi? Yazık!Yandaki resme bakarsanız ne demek istediğimi anlarsınız.
  4. Çekirdeği çıkarırken vişne suyu ütünüze ve etrafa fışkırabilir. Bu nedenle üzerinize eski bir şeyler giyin. Benden söylemesi
Yapılışı
  1. Vişneleri sapından samanından ayırıp yıkayın ve süzün. Saplarını sakın atmayın. Zayıflatıcı kiraz sapı gibi etkisi vardır. Tarif burada.
  2. Çekirdeklerini itinayla çıkarın çekirdeklerini bir kavanozda saklayın.
  3. Şekeri üzerine yayın. 1 gün serin yerde bekletin.( Bu metoda katlama usulü reçel denir)
  4. Kısık ateşte 10 dk. kaynatın ve bir süzgeç yardımıyla suyunu süzün.
  5. Suyunu ve süzülmüş çekirdeğin suyunu da ilave edip 20 dk. kısık ateşte kaynatın.
  6. Süzgeçteki vişneleri ilave edip 10 dk. daha kaynatın.
  7. Son olarak limon suyunu ve limon tuzunu ilave edip sadece 2-3 dk. daha kaynatın.
  8. Üzerine biriken köpükleri kevgir ile alın.
  9. Sıcak olarak kavanozlara koyun, kapağını kapatıp bir tabak içinde ters çevirerek soğutun.
Vişne Reçeli Nasıl Kaynatılır?
  1. Tarifim size karışık gelmesin. Toplam kaynama süresi 43 dk. 
  2. 10 dk. vişne taneleri ile kısık ateşte kaynatıp, tanelerini süzün.
  3. 20 dk. suyunu kaynatın.
  4. 10 dk. tanelerini de ilave ederek kaynatın.
  5. Limon suyu ve limon tuzunu ilave edip 3 dk. daha kaynatın.
  6. Çok kısık ateşte kaynatın ve asla kapak mapak kapatmayın. Arasıra tahta kaşıkla meyveleri ezmeden karıştırmanız gerektiğini hatırlatmama gerek yok sanırsam. O kadarını akıl edersiniz herhalde!
"Reçeli Ağda Olarak Kullanmak Üzere Yapanlara İki Çift Lafım Var!" köşesi
  • Tariflere baktığımda 1 kg. meyveye en az 1 kilo 250 gr. hatta 1,5 kg. şeker koyun diyenler var!
  • Eğer evde meyve aromalı ağda yapacak ve tüylerinizi alacaksınız sorun yok. Ama yok reçel yapacağım, meyve aroması olsun diyorsanız şeker ölçüsünü dikkatli ayarlamalısınız.
  • Katı meyveleri direk kaynatın. 
  • Limon tuzu reçelinizin şekerlenmesini (kristalize olmasını) engeller.
Reçelde şeker ve su ölçüsü
  1. Katı ve çok sulanmayan meyvelerde(şeftali, kayısı, elma, armut, portakal, turunç vs.) 1 kg. ayıklanmış meyveye 600-1000 gr. şeker. Tatlı meyvelerde 600 gr. şeker, ekşilerde 1 kg.'a yakın şeker. En fazla 1 çay bardağı su ilave edebilirsiniz.
  2. Çabuk sulanan meyveler(çilek, vişne vs.) 1kg. ayıklanmış meyveye 500-750 gr. şeker. Asla su katmak yok!
  3. Ben size en iyisi daha pratik ölçü vereyim. Fazla firesi olmayan 1 kg. vişne, çilek gibi meyvelerde en fazla 3 su bardağı şeker kullanın. Neden mi? Yahu sapını, çekirdeğini çıkarınca 1 kilodan az olacak.
  4. Bu tarife uyarsanız reçeliniz tam kıvamında olacaktır. Her şeye rağmen oldu ya eğer çok sulu olmuşsa 10 dk. daha -ama limon suyunu katmadan önce- kaynatabilirsiniz.
Bu şekilde yapacağınız her reçel mükemmel olacak, meyvenin tadını alacak ve kesinlikle iddia ediyorum 1 kiloluk reçeli 5 güne kalmaz bitireceksiniz ve bana dua edeceksiniz.
Reçel tadında olsun aşklarınız, sevgileriniz.